19 Şubat 2014 Çarşamba

Tassalarımdan Asa Kasımpassa


 Sıkıştım. Yoo çişim değil gelen. Bedenimde de bir acı yok!.. Gülmüyorum. Kinde tutmuyorum ve şikayette etmiyorum hiçbir şeyden! Sorun var. Kabullendiğim bir çok sorun var. Kutsal görev adıyla sistemin altında kıvranıyorum, biliyorum  iniltilerim kızlık zarından farksız.. Bitmiyor. Yalnızlık dört duvar arası mastürbasyon tesellisinden çok tokat gibi sert ve gerçek.

Değişim var. sinsice becerilirken ruhum değişim kaçınılmaz! Maneviyatlarım ittifak kurmuş son anısına kadar direniyor. Kan ter içerisinde duygularım biran faşizme özenip sadistçe tekrar ve tekrar yıkarken kendini fark ediyorum; altı katlı bir bina terasında kamikaze tiribine girmiş sivrisinekler. Bedenim emiliyor, emdiklerini hissedebiliyorum. Her şey o kadar yoğun ki seyreylemenin koyacağı bir an gelmiyor.
Karanlık. Cigaradan saf nefesler alırken; Bir an aşağıya atlıyorum, düşerken düşünmeye devam ediyorum, düşünürken düşüşün keyfini burnumdan dumanı üfleyerek uzatıyorum. Tam çakılacakken; Sıra bende değil deyip yine vazgeçiyorum.

öjbhlıB087354RBFJBLKJABXABASJBX

Bir döngüde bu yalanlar ve doğrular. Hangi an hangisine inanılabileceğini saptayamamanın  adı  umutsuzluk  olurken  orospu  oluyorsun   tüm  bunları taşımaktan.

  85y7647tghbbfHBCajhbcHSBAFPIubcıubajcb
.

    Radiohead-You and whose Army? Karanlığı merdivenle aştım ve tüm tasalarımla bu gece İstiklaldeyim. Tüm sokak  lambaları  tutulmuş. Köşe başlarıysa midyecilerin işgali altında. Poğaçacılar ve börekçiler devriye atıyorlar tüm cadde boyunca. Kuytular mutlu ölümler satan aynasızlarla dolu. Pazarlık yasak. Uymayanlar rutubetli evlere misafir oluyorlar. Pazarlıksız alınan ölümle misafir olunuyor pasaj tuvaletine. Misafirlik bitiyor. Tarifsiz bir anlayışla Pilot tüm ağırlıkları atıyor uçağı hafifletmek adına!..   Uçak PiLoTsuz.   Uçak çakılıyor.      Game Ower..

'00
edit.'14

8 Aralık 2013 Pazar

nükleer yaşam kurusu

bağırsak gazımı dünyaya açılan son kapının tokmağını çevirirken fark ediyorum. 
bu gaz dünyayı yok edebilecek bir güçte olabilir mi, bilmiyorum.
diğer bir yandan dünyanın en mutlu insanı da olabilirim..
 bir karar vermem lazım. ben mi hepimiz mi? hepiniz için ben mi? blaa blaa blaa

14 Ocak 2013 Pazartesi

12 Ocak 2013 Cumartesi

...fakat bir sır vericem şimdi sana..
 ..gerçekliğinde kaybolmuştum o gün. her baktığım yön 2 metreden az dönemeçlerden oluşuyor uzayarak üstüme geliyordu sanki.. ilerlemenin anlamı yok gibiydi. kabustan çok zor bir bilmece gibiydi. bir şey arıyordum aslında. bulacağımdan o kadar emindim ki yorulmak vazgeçmek aklıma gelmiyordu.  ne zaman bilmiyorum parmağımla duvara dokundukça kanımın aktığını  fark ettim. kanımla harfli  rakamlı bi'yöntem kullanarak işaretlemeye başlamıştım duvarları.. işaretledikçe hızlanmaya başladım. yazdıklarımı takip edemeden bir sonraki işareti yetiştirmeye çalışıyordum. düşünmeye yeni bir fikir önermeye vaktim yoktu. gözlerimi bile kapatmıştım 2 adım ilerle 1 sağ 2 adım ilerle 1 sol. gittikçe kanımın azaldığını hissedebiliyordum. kendimden geçmiştim. ne zamanki  üşüyerek  az bişi gözlerimi açmıştım bilmiyordum, sadece bakıyordum karşımda duran bu kapının tavanına..

en son ölenler kazanır..

9 Ekim 2012 Salı

o duyduğum .. bir ses!

3 Ekim 2012 Çarşamba

13 Aralık 2010 Pazartesi

Kazan - Kazan Yöntemi

ilginç bir sistem kontrol denemesi.. otomatiğe bağlamadıkça sistemde başarı sağlanamaz.
öncelikle her şeyde olduğu gibi bunda da kendinizden bir şeyler ortaya koymanız gerekiyor. 
ortaya koyacağınız değer ne kadar büyük olursa kazanabileceğiniz aynı zamanda kaybedebileceğiniz değer de  en az o oranda olacaktır.
ortaya konulan kaybı en kolay karşılanabilen şey  genelde  para olur.
ben kayba tahammülüm olmaması için parmağımı koydum. belki de nedeni bende paradan daha çok parmak olduğu içindi, hatırlamıyorum. fakat ciddiye almıştım.
VE.. zggy den bir parmak. oyunlar başlasın. 
bu parmakla ciddiye aldığım hayat bir zamanlar olduğu kadar karmaşık gelmiyordu artık. kendimle barışıktım ve kendime olan hoşgörümün bir sonu yoktu. ödülüyle-cezasıyla kabul etmiştim artık ve içindeydim kürenin...
kendinin dışında olman gerek bir yerdi bu küre. bir çok canlı olabildiğine kendiyle meşgulken inanılmaz bir kabiliyet sergileyebiliyordu her bir hareket algısını takipte. modernleşen mekanik insanlığın son versiyonu bu demekti. insanlık bir tarafa denilip ya canın hiç acımayacaktı veya acıdan gelmiş olduğun bu küreye her gün ağlayıp ağıtlar yakacaktın. buraya 19 parmakla gelmeyi tercih etmem bu iki seçenek karşısında oldukça moral verici oldu aslında..  çevreden alabileceğimden daha yakın acımsı bir sızıyla varlığım bir hediye olmuştu burada ki varlığıma. 
kürenin bir numaralı marifeti güçlü olmaktı. güçlü olmak her bir tavrında apaçık kendini belli eden bir statü göstergesiydi. olayın kendisi oynamaktı. oyun zordu. oyuncu olmanın ilk şartı her restte ortaya koyabilecek bir şeylerinin olmasıydı.  sonrası orblar halinde rengarenk seyahatlerden ibaretti. ibaretti diyorum ya hafife alınmasın. bununda bir yordamı bir metası vardı. temel dayanak mahvetin hoca hikayelerinden alınıyordu. acı herkesin kanıksadığı ve dile getirilmesi son derece nayhoş, ezik bir durumdu. hoca kadar olmasa da neşeli olacaktın. olamamanın kuralı tabii ki ortaya yeni bir şey koymaktan geçiyordu. ve kalan parmaklarla küre de bir ömür geçirmek bugünden tüketilesi bir duruma zıttırı pırt ediyordu.
hem acımasız-umarsız hem de duyarlı-neşeli nasıl olunurdu ki... bu haliyle kürede her bir adım başka bir meşakkatti.  ve sızsıyla damla damla dolan havuz promlemlerime bu iki dünyadan umarsız-neşeli formülünü çıkartmakta zor olmadı. madem oyunun kuralı belden aşağı oynamaktı, hocanın dediği gibi en iyi biz oynarız:))
ben oynuyordum evet, tek parmakla bunca orb'luk hala kazandığımın kanıtıydı. ve en normal-anormal olanı ise eksik parmakla oynadığımın fark edilememesiydi. iyi oyun hata gizlerdiyse de soru bu değildi aslında parmak nerede?  

4 Mayıs 2010 Salı

bir osurup 1000 ah çektirmek

NEDEN? diye soruyorsan... sonuçlarına katlanmalısın..
------------------------------------------------------------otopsi-------------

buram buram kaynıyor bağırsaklarım bu gazla.
bana inanmayanların direklerini parçalamam kendi istekleri.
aslında kendi cümlelerinin farkında olmayanların direklere de ihtiyacı olmuyor.
olmayınca çok gülüyor, eğleniyoruz. n'olacaktı ki gülmeyip de
en fazla yerimizi değiştirirdik ama hasta da bizdik doktor da...
o yüzden koyverdik gittik meşin yuvarlak ağlara doğru gol olduk durmadık durduk yırttık ağları
tezahürat olup döndük başladığımız orta noktaya...


4 Eylül 2009 Cuma

020909

sınırsız bir sevgiyle yanındayım ve cep delik aslında hepten delikti fazla olan tek şeyin sınırları dar gelmeye başladı haksız bulmuyorum bende buraya kadar olan her bır seyın bır parca olsun kendısınden azalmadıgının farkındayım. bu dedıgın gıbı yasama istekleriyle direk alakalı. geldıgımız bu NOKTA gelirken ki o tüm başımızdan gecenler ne yazmakla bıter ne de dusunmeyle.. o kadar sınırsız eksıksız ve mukemmeller ki tüm bunlara ikimizinde kanaat getirdiğini aynı yogunlukta hissettiginin farkındayım. ben mutlu bır adamım tum bunlar ıcın. hayatım boyumca yasayamayacaklarımı yasadım senınle. işte buraya kadar. buradan sonrası da düşünsel olarak baska bir macera. plan yok proje yok hersey tam da cıktıgı gıbı olacak karsına. mantık özünün buraya kadar yasadıklarına saygı duyma vakti buGÜN. bundan sonrası saygıya özen gosterıp onu kollayarak olusturulacak baska bir yasam formu. bilinmez karsına cıkacaklar ve bunun için çıkarsın yola, gidişlerin sana katacaklarıyla yeniden dogmak için.. gitmenin kendisi ruhumuzda. cok guclu hissediyorum bunu. revileyşın pangaltında ;)

şimdi gitme vaktidir. yollarda karşılaşırsak birbirimizeşarap borcumuz olsun.

11 Nisan 2009 Cumartesi

düddürü düt düt düddüüd

******************************
ne takvimler çeltik çeltik sabahlar ah dili olsa ve bir konuşsa aynalar bir başına hayat allah! yazdıysa bozsun veya bozmasın karşısındayız istifsiz istifsiz ve artanlarımızla  hayhay çekiyoruz..
********************************
yarın gecikicem istersen kızabilirsin tabii yumruklar tekmeler ve dahası ...ruhum vatan gibi.. ne kadar soğuk olursa olsun...

********************************
resetten finishler sonrasın damıydı startingler saklandığımız köşeler bilmecemiymiş-neymiş bu göbek çıkıntısı milyonlarca solucan kıvraş mıvraş sonsuzca mide buhranları
şarabın sarhoşluğu falan hani şimdi olsada içsek son kez bi sevişsek dalsam yumuşakça derinlere kalsam kalsam uyanmasam da olur ama canım sağolsun
*********************************

27 Mayıs 2008 Salı

dexter

BÖLÜM 1 - ayrıntı -

......
..tüm mesele suyu 60 derecede yakalamak. anında içilebilir kahve formülümün sırrı bu kadar basit değil tabii ki!. mesela kaşık; kupa ağzı ve sapı kadar ayrıntı içerir. karıştırmayı kısa tutarak aldığın o ilk yudumun tadını vermez sonrakiler...


BÖLÜM 2 - tanışma -

...
..kaynama noktasında samimi yaşamayan herkes düzülmeli dedi adam.
ya Plan o ne olacak.
ayrıntıları yaşayamıyorsan devamlı Plandan sapacak nedenlerle karşılaşırsın. Unutmaman gereken her zaman bir şansının olduğu.


BÖLÜM 3 - vazgeçiş -

...
..ne istediğini bilmeyen beyinlerin arayış çabası tüm bunlar. vahşi bir kısrağı dizginlemek kadar kolay olmayacağı kesin. devamlı bir deneme yanılma, deneme yeterli-yetersizlik çalışmasının bi parçası kapsamında her beynin pan-zehiri başka olmalı. Beyniminkini bulma aşamalarında vazgeçemeyeceğim hiç birşeyim kalmamalı diyerekmiydi, ne zaman başlamıştı tüm bunlar.. Müzik, alkol, sex, bilinen tüm uyarıcılar dozaşımında her varyasyonda mantık özü çalkalamalar yarım zamanlı iş hayatı ve her geceden yıllar sonra: kalmayan sadece merhamet.


Bölüm 4 - ölüm -

...
..kalite standartları beyniyle orantılı bu insanların. bazen bariz görünen biri olursun hayranlık uyandırır, bazen duyulan veya her ikisini de yapabilen bir çizgi tutturduğunda senin için ölebilecek bir ordu kurarsın, oynarsın.. Attığın kahkahalarla aldığın zevk beyin ölümünü sessizce gerçekleştirir. Mekanikleşen yaşam ve kurşun askerlerin ruhsuzluğu gerçeği kabul etmemek için savaşsa da dört duvar odanın dışındaki yaşam belirtilerini fark edemeyecek kadar geç kalmışsındır. Ölüm yakındır.



Bölüm 5 - ölümsüzlük -

...
.. Geldiğini duymamıştık. Dolap ve yatak arası bir minderde Ragıblaydık. Ragıbla çıktık odadan. Sonra rüyadaymışçasına geçti zaman.. bi ara üşüdük. sonra unuttuk. uyuduk. uyandık ama hala sabah olmamıştı.. unuttuk o gece herşeyi.. ve sonra; kıyametin koptuğunu ilan ettiysek te inanmadı kimse.. kıyamet koptu, dünya tersine döndüya artık ne yaşanırsa yaşansın toprak üstünde şaşırtamayacaktı biz ikimizi..
Afiyet bal şeker helal olsun sana.

24 Mayıs 2008 Cumartesi

Ansızın Erkeğin Duvarları Yıkılırsa...

..
...tüm tasların dolması son damlamla tamamlandı artık hiçbir şeyin beni şaşırtamamasıysa en fenası.. tüm sinirlerimin patlaması ölümsüzlüğün kendisi..
ve..
kaynaksız bi acıyla oturuyorum sandalye tahta. haram düşüncelerle kafir olurken çok uyarmıştı dedeler nineler anneler falan filan.. iltihaplı düşünceler, götümün uyuşması, cinler, periler, güvercinler, mağara, örümcek ve vs..
havlayan köpeğin derdi senin de derdin olmalı köpek!
alındıysa kişiliğim, alınsın a.k.
yaşamaya değer çok şey buldum.. ellerimle aldım her birinin canını yavaş ve daha yavaş..şimdi ağlayacaksan ağla..
unutma;
basit bileşenlerin toplamı sadece ve hepsi..
şimdi iyi dinle
gerçekleri boynundan yakaladığımda gücümü ona veririm, son damlama kadar verip
bi dakka
---yavrum şimdi Play'e bas.
* E d i t h P i a f -- Non Je Ne Regrette Rien
http://www.youtube.com/watch?v=yGx0RJ3WzrA
*-
Mausumun ucuyla verdiğim rahatsızlıktan oldukça mutluyum..
.....
osuruk tutmayan g.tler gibisiniz.. pıtır pıtır dökülüyor kelimeleriniz...
dudağının kenarında ki b.ktan çok hoşuna gittiğini anlıyorum..itiraf edeyim hiç bu kadar etkilenmemiştim. sadece şaşakaldım orospuluk katsayın karşısında. işte bunu da gördüm ya huzur içinde ölebilirsin artık.. yaşamın pisliği bu, üzgün değilim.. bitmez bu "Kaset." gitme zamanıdır. hadi bana eywallaah..
-----------
-Nbr lan..
-N'olsuun burdayız işte..
-bi ad koyamadın dimi hala.
-koymus olsam burda olurmuyum morug..
-iyi o zaman, yarın koyalım ona..
-LAN olm kafamı s.kjeksen sonradan hiç koyma yani.
-ne kafa s.kmesi koruz morug yok problem..
-iyi o zaman ben şimdi koymaya gidiyorum.
-olm beraber koyjaktık.
-ya o yarın be olm : ))
-morug şuan bi işim yok :D

22 Mayıs 2008 Perşembe

Woodstock'tan INTO THE WILD

Bugün biraz güzellikten bahsedeceğim aşkım.. Güzellik derken tabii ki sahip olmadıklarımdan sözediyorum, çünkü sahip olduğum her şey beni fena halde tiksindiriyor.. sanırım bu yüzden son zamanlarda elimden geleni ardıma koymuyorum defetmek için sahip olduklarımı.. vahşi bi hayvanın kanlı etini dişlemek gibi garip bi zevk alıyorum üstelik bundan. canımı acıtıyor mu peki? nedense hiçbi şey o kadar yaklaşamadı bana ya da sahip olmanın getirdiği o küçümseme hissi acıma duygusunu çoktan silmiş oluyor her defasında. sahip olmamak istiyorum. 'özgür hayvanlar gibi' mi demişti morrison? daha çabuk olmalıyım, bir an önce bitirmeliyim bu işi, sadece ben kalmalıyım geriye.. özgür bir hayvan olarak. aslında daha kolay bi yolu var bunun, basit bi yangınla yok olup gidişini izlemek sahip olduklarımın. yangında kurtarılması gereken şeyler listesi dahil. ama böylesi daha zevkli.. yavaş yavaş gitmeliler..birer birer çıkmalı hayatımdan hepsi..hepsi için o garip duyguyu yaşamalıyım, hem de her defasında. ve en sonunda geride bir tek şey kalacak. BEN. şu hayatta bana lazım olan tek şey. şu boktan hayatın amına koymam için gerekli olan tek şey. dediğim gibi aşkım, kafamı bulandıran her şeyi siktir etmem lazım önce. temiz bir beyin kalmalı bana, sadece bana ait olan bir kafa kalmalı. sadece ben kalmalıyım.

sadece ben kalmalıyım aşkım.. aşk'ım' şu iyelik eki literatürde sana sahip olduğumu gösteriyor olsa da bu çok büyük bir yalan. çünkü hiç kimse sana sahip değil. sen zaten ben seni tanımadan çok önce 'sen' olmuşsun, hiçbir şeyin yok kendinden başka, umrunda da değil. işte bu yüzden ben seninleyim. sen ve ben asla biz olmadan yaşayacağız bu hayatı, bize böylesi iyi geliyor çünkü. asla sahip olmayacağız birbirimize. iki özgür hayvanız, hepsi bu. ve çok yakında bir şekilde içine düştüğümüz şu anlamsız hayattan yakamızı kurtaracağız. her şeyi ama her şeyi siktir edeceğiz. bir çeşit 'into the wild' ama daha zekisi..ama daha görkemlisi.. ama daha..

19 Mayıs 2008 Pazartesi

I WALK THE LINE

I WALK THE LINE - Johnny Cash


Yazının sonunda başlayan bu hikaye harika bir yaz'a iyi bir başlangıç bebeğim..


Düşünceleri saplantılarında taklaya gelen insanların rutin yaşamlarında bir konuydu '' hepsi ''..


Salya salya akan kelimeleri boşaldığım kondomu dolduracak kadar akıl etmezken konuya olan hakimiyet kat sayıları bibaşına bir baytar iğnesi eder..


Hayvanlık buya benzer özellikler hemen hemen heryerde karşımıza çıkıyor.


Mesela işporta davranışların tek hücreli beyin eserleri olduğunu biliyoruz..


Ve '' hepsi '' yazmak ve konuşmak ile yaşamak arasında yüzbinlerce hücre farkının ispatı..


-Şekerim biiz çook kuuuLLuuz.. masumiyet özelliklerimi her kullandığımda daha aptalca davrandığımı biliyorum..ama lütfen herkes hala beni düzmek istiyor olsun...


- Tüm kümeler ve s.kiş-sokuşların boşalmış beyinleri..





Tedavüldeki yerli yabancı tüm bozuk ve kağırt paralarla birlikte değerli sayılan ne varsa yok sayıyorum...


- ne yapsam olmaz


dediya şair


- kimyası bu yaşamın a.k.

1 Şubat 2008 Cuma

ERECTION

alkollü gecenin sabahı.. otobüslerin volta saati.. sonra bu baş ağrılarım. lanetlenmiş iki azı dişim ve otuzumda yirmilik dişim.. ve sen Lili. ERROR.
mümkünse ilk doğum günümde tanrıdan başağrıları mengene takımı istiyorum. noel baba sende beni diskoya götür.. şimdi uyumak istiyorum herşey yarına kalsın. kalsın. uyku. uyumak. uyumak istiyorum. '''''WARNING''''' aksi bir durum çok tehlikeli olabilir.
-kutsal sessiz osuruğunda katliamlar yaratan insan, sorunlar çoğaldı, çok, hadi kalk, kalk, kalk, kalk. şimdi --
-uyumak istiyorum.
- her şey KALSIN SONRAYA deme.
-kalsın. uyku. uyumak. uyumak diyorum.
--------- '''''WARNING''''' --------
baş ağrıları, 2 azı diş, 1 otuzunda yirmilik, Lili çok gergin, karnın da acıkıyor hafiften. Kalkmalısın. Sinirlisin. Öfkenle Bastırmalısın. saat 06:20
**'''''''''''''''Sadolar ve Mazolar Aşkına KAALK ve bastır isyanı''''''''''''''''''**
***
what's done cannot be unripe but ok,then.
***
MATERIALS
  • 1 adet azı dişte kullanılmak üzere ağız içine uygun boru anahtarı. 'ağır oldugundan kelpeten ve pense kadar acıtmaz, ilk denemede başarı sağlanır'
  • 3 adet yumurta haşla. ''orta ateş 3 sigara içimlik zaman''
  • 3 adet Majezik 100mg.
  • 2 Tuborg Kırmızı olsun.
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------neredeyse_hiçbirşeyi_hatırlamadıgım_kadar_az_kaldı!__amaNe? ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

30 Ocak 2008 Çarşamba

'Karanlık Şehir' Bünyamin Bayansal

http://www.izedebiyat.com/yazi.asp?id=8773
......bir hayat alıntısı--
.
....ağaçların arasından koşarken dengesini kaybetti ve yüz üstü yere yığıldı. Toprağın işkence kokan keskin kokusunu ciğerlerine çekti. Öylece yerde yatıyor , uzaklardan gelen sesleri dinliyordu. Biraz önce duyduğundan çok farklıydı bu sesler. Tartışma gibiydi. Az sonra sesler iyice belirginleşti. “yapma , bırak ta boy vereyim” diyordu ağaç“hayır , senin beni parçalamana izin vermem” diye karşılık verdi toprak“canım yanıyor , sana yalvarıyorum beni bırak”“bunca zaman benden faydalandın ama artık buna izin veremem”“neden bana acı çektiriyorsun?” Ağacın sesi ağlamaklı geliyordu. Sonra biraz ötede akan suyun sesi duyuldu. Gücü seninin derinliklerinde gizliydi.“ey toprak sen dostum olan buluttan ne zaman böyle bir ihanet gördün”. Toprak yanıt veremedi. Su ekledi “sakın ola tabiatı bozma yoksa karşında beni bulursun , senin yerini koruyan ağaca da istediğini ver”.Tüm sesler kesilmişti. Toprak ağaca işkence etmekten vazgeçmiş onu serbest bırakmıştı. Şimdi asiliğinden pişmandı. Gece onu da hainlerin arasına karıştırmıştı. Duydukları adamın içini parçalamıştı. Düşünüyordu ; doğa bile kendi içinde bölünüyorsa insanların birbirlerine olan haince tutumları gayet normaldi. Adam yerinden doğrularak ayağa kalktı. Etraf yine sis ve dumana gömülmüştü. Şehirdeydi artık. Yorulmuştu. Ama yürümekten yada koşmaktan değil korkmaktan ve karanlığa ezilmekten yorulmuştu. Karanlık ve dumanın arasında bir süre daha yürüdü. Evini görüyordu artık. Sonunda o kurtuluşu değil ama kurtuluş onu buldu. Ulaşılması zor bir yerde görünmesine rağmen her adımda biraz daha yaklaşıyordu. Ve evine ulaştı…
“Adam sabah uyandığında , gördüğü rüya hakkında hiçbir şey hatırlamıyordu”. Ocak2013

26 Ocak 2008 Cumartesi

basit kelimelerle bileşenlerin çözümü

mutluluk saçmadır! hakedilmesi gereklidir ya! hakedilip rutininde sorgulamalar başladıgında ya yakacaksın kıtaplarını beynini ve ruhunu yada başa dönüp yeni savaşlar yaratacaksın.. yaratılış hikayesi buya yap işlet mahvet. nereden başlarsan başla ama mahvet. sakın ruhuna bulaştırma ve kabullendirme yıkımı. yoksa başka bişi olursun korkusu..

ne olabilirsin ki en fazla? SAKIN DÜŞÜNME! sakınarak devam et mutluluğuna ve izin verme rahatsız etmelerine.. Gül, eğlen ve TAKMA hayatındaki hiçbir şeyi ve kimseYi.. hesapsızca elini kolunu sallayarak yürüyebiliyorsan beraberce sokaklarda ve saatine bakmadan ayrıda olsa eğlenceni bağlayabiliyorsan gecenin sonunda onun yanında...
 İşte o zaman iyilerle kötüleri ayıran herşeyi ve HERKESİ YIK. dışında kalanların ve karşı gelenlerin seni sevmesini sağla, sonra da imfilak ettmeleri için gerekli tüm etmenleri yavaşça hazırla. Tv açık olsun bu arada. izlediğini sananlar ne düşündüğünü anlayamazlar nasılsa.. VE.. Sokma sakın kimseyi odana.

Sen Ben

Ben Sen

Nasıl Aşık Olmuştum Ama Sana ve Sende Bana

Unutmak İmkansız Dimi

Sonra Evlenmiştik Ansızın

Öğrendiğinde Dünya

Kopan Kıyametler Ne Çok Sıkmıştı Bizi

Ve Sonra Haftalarca Hatırlamak İstemediğimiz Kavgalar Edip

Boşanmıştık.

SUSTU SONUNDA TÜM SESLER..

Kormuydu, Koymadı Tabii : ))

Sadece Anneydi Babaydı veya Bikaç Kişi Daha..

Farklı Bi Kuşak İşte..

Kızamasakta. Rahatlamıştık Artık.

Çok Güze1! Her Gün Sana

Seni Seviyorum demek.

Sonra Tv izlemek.. ve Gerisi bişiler bişiler b'işeyiver..

25 Ocak 2008 Cuma

Günümüz Hep BİR..'kartepe'

Soguk Hava Az Para Azimle uĞraşıp Duvarları Delmek Kadınımla...

sabah 06:10 'uyanış'
çiş,diş,miş,fırça,macun,el,yüz,müz,havlu,ketıl,su,bardak,kafi,şekersiz,sert,kupa,,üst,baş,alt,giyim,
çanta,ayakkaaaabı
falan filan Derken;
06:30 'pangaltı-mecidiyeköy yürüyüş'
07:04 'mecidiyeköy-kadıköy otobüs' 1.6ytl
07:45 'haydarpaşadayız.. 'Aşkum ve Ben' bilet 5ytl, posta 30ykş,tren yer beğen..'
08:00'herşey planlananın 10 dakika önunde ve mükemmel..'
08:10'tren hareket' buraya kadar kişibaşı harcama ??__6.9ytl
10:15'izmitten sonra 4.durak Maşukiye Varış.
10:15 - 12:00 Dolan molan KARTEPE(keltepe) YOLU köyevi kahvaltı yeri
herşey ORGANİK. kahvaltı mükemmel 15ytl
demlikle çay,su,kızarmış ekmek,bal,beyaz renkte peynir,kaşar, taştasta
kızartılmıs bilmem ne peyniri, yumurta, acı, zeytin,kaymak,sıcak helva şu bu
ondan bundan şundan amaaaannn ıııııııımmMMMmmMÜkKeMmEL...

Ara Not: Kartepe vasıta sadece taksi var 40ytl.. otostop..

12:10'Kartepe GreenPark Resort Otel Servisini 10dakayla kaçırış.. Guzel kahvaltı sonrası
Aşkum ve Ben gerginiz. Bi sonraki servis saat 15:00'de..
12:18' Yaklaşan aracın şöföruyle göz teması sevimli bi yüz ifadesiyle PAŞPARMAK hafif
yukardan aşağğyaa indii anda ARACIN YAVAŞLAMASI.. büyük ihtimal Yırttıık sevinji..
12:28'KARTEPE' varış.. Mutlu Haller .. Kardan bi sürü tepeler..

Aranan Not: 'Ücretsiz' Maşukiyeye GreenPark Otel***** Servis saati 16:00 ve 18:00de..

Otel,kalabalık,wc,müşterigibidaranmak,ücretsiz,bilardo,sıcak,dinlenmek,genişkoltuklar,
KAR,kay,yuvarlan,çoş,Moş,koş,at,üşü,avuç,ovuştur,çorap,ıslanmak,yine üşümek,çok
eğlenmek, DOYMAK.. Otel, sıcak, gitmek dinlenmek... saat 15:30 olmak..
16:00'Personel Girişi Otopark Servis Binmek'
16:40'Maşukiye Tren İstasyonu' Bilet 5ytl
17:00'Adapazarı Express gelmek,binmek, hemencejik uyuyakalmak..sarmaşdolaşşşşşş.....
19:15'Haydarpaşa' Uyanmak..
19:30-19:45'Kadıköy-Kabataş', Balık Ekmek 2ytl, Beşiktaş İskele 80ykş
20:15'Kabataşta olmak,Fin-i-ü-küler aktarma 20Ykş, Taksim Pangaltı 20ykş
minimum bi kişi TOTAL HARCAMA 30.1YTL
20:30 EVDE OLMAK, MUTLU OLMAK, BİRA AÇMAK, SOYUNUP DÖKÜLMEK,çiş,miş,tv,
mail,inbox,uzanmak,sarılmak,konuşmak,konuşmak,konuşmak,kouşmak,konuşmak,
uyuyakalmakuyuyakalmakkalmakkalmaak....

OLSAYMIŞLAR... Kanyak, vodka, likör tadında sıcak içki olsaymış..
İYİKİOLMUŞLAR..Yedek çorap,eldiven,kaşkol..ekmekarasıcokella yollukları,meyva..total
tekbi sırt cantası..

4 Ocak 2008 Cuma

diriliş..




beynin durdugu yerde baslayan konusmalar şuanın kendisi.

yetismeye calistıgım beynimin oyunları... uwW cok fena bişi bubu bu bu..bu kadari bile zamanı yoketmeme yeter, hani tamda şu an.. bugün bu karmasa sacma degil.. kadının dediği gibi; bireysel yıkımın kırıntıları tum bular.. oyalan sadece sen a.koyup gelioom dunyanin : ))
pardon.. siz kimsiniz.. ben lili.. tanisiyor muyuz.. hayir, bilmedigim liliinin basit bir yansimasiyim sadece..
aa super super.. ama artik gerek yok lutfen siktirolup gidiniz..

yeeeepp.. ölmenin tam zamani olabilir mi.. bak hadi dediginde gercek olacak tüm yokoluslar..
kımıldat dudaklarini ve dokun bana.. bahsedecegim sana sen yokken TUM olanlardan..
bilemezsin kimlerin kendini mahvettigini..cok fazla kisi gitti.. bi kaç kişi kaldik desem.. korkuyor muyum sence korkaksin demenden.. lutfen rica sana gelme ustume.. disarsi cok buyuk bi yikim.. cikma.. hersey bir band kaydi olabilir mi??? ya bu siren sesleri??... imkansiz yasiyor olmam... bu sefer kesin imha etmisimdir kendimi.. karar veremiyorum.. cok uc bi nokta bulundugum.. halusulasyonlar.. YEESS.!!...
kalemimi getir yavrum.. sana bisiler birakicam.. belki anlarsin bu sefer yasamanin nasil birsey oldugunu..
hadi piliz.. hadi... lutfen sapla onu boynuma.. sapla ve bitirelim tum bu senaryoyu.. guzel olucak ve gul.. gul ki cicekler acsin dedi sair. açacak mı gerçekten?.. ellerim usuyor..lanet olsun yine unuttun dimi dogalgaz faturasını.. sanirim bu son sefer..kesin keserler bu sefer.. son sefer icin hosgeldiniz.. biliyosunuz degilmi unutmustuk sadece. dışarsı oldukça soğuk.. bi fincan kahve ? hayır mı?... pegi..
hadi bebegim.. al kalemi eline ve sapla DAMARINA.. sonra Seni Seviyorum de bana ;)
'mutlu adam sözleri diriliş 1'



3 Ocak 2008 Perşembe

DOST yarim yağli SÜT

1000 defa soyledim sana oynama aklından geçenlerle diye..
Yok sen illaki... ...Sonunda allak bullak ettin senin için hazırlanmış harfleri.. Hepsiyle oynayıp fırlattın. Bir çoğu camlarını kırıp uçtular şimdi.. Ellerinde kalanlara bak.. 1 cinAli bile etmeyecek harflerini tüm gücünle eğip bükmen... Boş yazıyorum. Gittikçe daha tehlikeli oluyor bu.. Çok diye bir şey yok.. By Şarlo hırkamın son düğmesini koparmakla meşgulken yetiştirmeye çalışıyorum harfleri.. entry.. İşe yaramayacak.. ama 2007'nin son rakamını değiştirirken hatırladım birden.. Her şey çok güzel!!. Düzenli uyumlu yani ahenkle dans ediyor saçların.. Harfler ışıl ışıl kayıyor birbiri ardına tüm ışık süzmeleri.. Takip edemiyorum.. Çıkış sadece bir parmak hareketi.. Sonra büyük yıkım. Baştan başlamalı.. Bu sefer başaracağım sağdan sola yukarıdan aşağıya nereden zor gelirse oradan başlamalıyım.. Sadece harflerden oluşan beyin oyunları bunlar.. Defalarca silip yeniden ortaya çıkartarak tek başımiza oynamak.. Hepsi geçti bebeğim.. Sadece bir oyundu hepsi.. Hiç acımadı aslında canın.. Bu oda bu camlar ve duvarlar ve dışındaki her şey sadece avucundaki harflerinden ibaret.. Boz ve tekrar oyna.. İstersen bu sefer aşağıdan yukarıya merdivenleri kullanma asansör çalışıyor.. Hadi in aşağıya.. in ve nefes al boğulmadan önce...

characters

en keskin zamanlarıydı.. yapay davranışlar imha ediyordu karşısında kendini.. tüm derdi aynalara hapsedip defalarca bileklerini kesmekti.. buraya nasıl geldiğini hatırlıyor musun?.. ilk ne zaman kesmiştin kendini.. sonra defalarca üstünden geçmiştin tum çizgilerinin.. hem B planların vardır hep çoğu kere pic kalır..a.. eskiden daha çabuk gelirdi kafası bu senaryoların.. kendin karaladıysan muhakkak hakkını vermişsindir karakterlerinin.. aahyaa yanyana gelip bişileri ele veriyor yaa şimdi bu harfler iste bunlar ipuçları tüm elastik bedenlerin..  biliyorsun muhakkak bırakılmalı..entryler sadece ihtiyaçin olduğunda karşına çıkar...farketmez bu seferki oyunun senaryosu karakterleri yeri zamanı.. nasıl olsa yeni bir oyun çıkacaktır..son kurban henüz verilmedi. yaşamalısın hala veya katılmalı yada şahit olmalısın görkemine olanların..
görüyorum ki Bu sefer çok farklısın.. tabii ki vazgeçmemeli ve çok sevdiğin kadarından çok daha beklemeli .. izin ver ki zaman yetişsin.. aceleci davranmak sadece kendi başına kalma isteğini ortaya çıkartıyor.. fakat bir sır vericem şimdi sana..  ...gerçekliğinde kaybolmuştum o gün. her baktığım yön 2 metreden fazla olmayan dönemeçlerle uzayarak üstüme geliyordu sanki ilerlemenin anlamı yok gibiydi. kabustan çok zor bir bilmece gibiydi. bir şey arıyordum aslında. bulacağımdan o kadar emindim ki yorulmak vazgeçmek aklıma gelmiyordu.  ne zaman bilmiyorum parmağımla duvara dokundukça kanımın aktığını  fark ettim. kanımla harfli  rakamlı bi'yöntem kullanarak işaretlemeye başlamıştım duvarları.. işaretledikçe hızlanmaya başlamış... yazdıklarımı takip edemeden bir sonraki işareti yetiştirmeye çalışıyordum. düşünmeye yeni bir fikir önermeye vaktim yoktu. gözlerimi bile kapatmıştım 2 adım ilerle 1 sağ 2 adım ilerle 1 sol. gittikçe kanımın azaldığını hissedebiliyordum. kendimden geçmişim. ne zamanki  üşüyerek  az bişi gözlerimi açmıştım bilmiyordum, sadece bakıyordum karşımda duran bu kapının üstüne...
en son ölenler kazanır..